4 Aralık 2008 Perşembe

AH BİR ZENGİN OLSAM


Öyle bir zengim olsam ki,hani öyle böyle olmasın,Bill Gates'i geçtim Varyemez Amca bile yanımda halt yesin,hatta sonsuz çarpı kainat kadar param olsun,işte o derece zengin olsam neler yapardım biliyorusunuz?Bilemezseniz tabi,işte bu yüzden bu yazım da hayal sınırlarını zorlayan zenginlik durumun da ne gibi olaylara gireceğimi yazacağım,onunçin hazırlanın,yazıya başlıyorum,malum parasızlık insanı yaratıcılığa itiyor...

-Kendime bir adet baterist ve seyyar bateri takımı alırdım.Böylece ben nereye gitsem yanım da gezecek olan baterist aracığılıyla her yaptığım espriden sonra,yapmış olduğum esprinin vurgusunu arttırmak için talk şovmuşcasına "dı-dıp tıss" şeklinde ki vuruşlarla komikliğime komiklik kattırırdım...

-Gene komiklik için kendime bir grup seyyar sit-com seyircisi alıp,gittiğim her yerde yaptığım esprilerden sonra,sit-com efekti sağlaradım...

-Halı saha maçların da takıma Zlatan İbrahimovic,Messi,Puyol ve Buffon' u monte edip,yenilmez armadayı oluştururdum...

-Paranın açamayacağı kapı yoktur sözüne gönderme yapmak için,"Paranın Açamayacağı Kapı Büstü"nü inşa ettirip paradoksal bir çalışmaya imza atardım...

-Materazzi ile Sabri'yi satın alırdım,öfkelendiğim zamanlar "Bana Mazlum'u getirin" hissiyatın da ikisini de çağırıp bir güzel dövüp,strer atardım...

-Fransa ile İngiltere arasın da önce savaş başlatıp,daha sonra öpüşüp barıştırırdım. Böylece Nobel Barış Ödülüne uzanırdım...

-Sırf keyiflenmek için Doğuş'u satın alırdım,sıkıldığım zamanlar da takla attırırdım...

-Nasa ya sesimi güzel çıkartacak bir mikrofon ve kendiliğinden çalınabilen enstrumanlar yaptırırdım.Böylece dünyanın en iyi bestecilerine yazdırıdığım ve besteletdiğim şarkıları arkadaşlarımla birlikte,en iyi festivallerde Cıvata grubu adına çalıp söyleyebilmek için...

-Dünyanın ilk su altı stadını yaptırırdım,sırf şekil olsun diye...

-SivasNew York'a,New York'u Sivas'a taşıtırdım anlamsızca...

-Chelsea'yi Abramovic'den satın alıp,Araplardan Manchester City'le takas ederdim...

-Traktör Bakışlım adlı, benim yazdığım senaryoyu Hollywood'un usta senaristlerine düzelttirip,Aksiyon ve kahkahanın hiç eksik olmadığı ama aynı zamanda dramatik öğelerin ağır bastığı filmimi,Steven Spillberg 'e çektirip,Türkiye'nin Oscar'ları sayılan Altın Portakal da dahil,tüm portakallara,Oscar'lara ve Altın Palmiyelere ambargo koyup,dünya tarihinin,en başarılı filmini çekerdim,baş rolü Liv Tyler'la paylaşmak kaydıyla...

-Gene çekmiş olduğum filminde,dublorlerin oynaması gereken rolleri bile dünyaca ünlü starlara oynatıp,dünya tarihinin en pahalı filmini çekerdim...

-Sevdiğim tüm yabancı ve Türk gruplara İsmail Y.K coverları yaptırırdım...

-Mars'a gidip beşerlikten çift kale maç yapıp dünya tarihine,Mars'da ilk çift kale maç yapan insanlardan biri olarak geçerdim,hatta ilk golü ben atardım...

-Fakilerin zenginler için dediği "onda para var ama huzur yok" cümlesinde ki, "Huzur"dan satın alırdım bir kaç ton...

-Osman Tamburacı'nın bıyıklarını,bıyık nakliyle Fatih Terim'e taktırırdım...

-Jenna Jamesson'la Zekeriya Bayaz hocamı evlendirip,Zekeriya hocamın pornografik filmler hakkında ki yorumlarını dinlerdim...

-Sezar'ın hakkını Sezar'a değil,Brütüs'e verilmesini sağlardım...

-Yer çekimi kanunun Isaac Newton tarafından değil,Hezarfen Ahmet Çelebi tarafından bulunmasını sağlardım...

-Paramla Batman,Spiderman ve İronman arası bir süper kahraman olup,suçluların amansız düşmanı olurdum...

-Paramla,parasız eğitime olanak sağlardım(al sana bir paradoks daha)...

...Bu kadar mı,bu kadar.Fazla para beni bozuyo anladığım kadarıyla en iyisi fakir kalmak!!!

2 yorum:

Esra Akgün dedi ki...

paranın açamayacağı kapı büstü lütfen kocaman olsun; öle büyük öle büyük olsun ki çin seddi misali, marsta çift kale maç yaparken bile görülsün :)

alengir dedi ki...

ihaleyi aslantepe'yi yapan firmaya verdik sanırım 2012 gibi inşa edilecek:))