25 Ağustos 2009 Salı

DİYARBAKIRSPOR:1-FENERBAHÇE:3



Maça ikinci yarıda dahil olabildim.Zira ilk yarı daha önce bir kaç kez sözünü ettiğim o 3.5 senedir aralıksız her Pazartesi günü oynanan halı saha maçındaydım.Maç yaparken kenardan dakika dakika maç skoru alsamda aklım ekrandaydı...



Güzel bir oyun çıkarmasını beklediğim Fenerbahçe ise arkadaşlarımdan aldığım bilgiye göre ilk yarı çok kötü oynamış.Diyarbakır çok sert oynamış,hakem buna göz yummuş,Bilica arkaya çok adam kaçırmış,Tazameta saçma sapan bir gol atmış,bir çokda gol kaçırmış ama Gökhan Gönül'ün golü harikaymış ki,sonradan izleyip gördüğümde bende golün harikalığına onay verdim,zaten vermeyecek adamda yoktur heralde.İkinci yarının 56. dakikasında yetişebildim maça.Geldiğimde skor 2-1'di,Emre'nin güzel pasında Daum yönetiminde çok şey beklediğimiz Kazım cıvıtmadan eklemiş ve bu sene ilk kez geriye düştüğü bir maçta Fenerbahçe'ye skor üstünlüğünü sağlamış.Benim izlediğim bölümde Fenerbahçe kendinden emin paslarla Diyarbakır ceza sahasına rahatlıkla girebilen maçın tek hakimi görüntüsündeydi.Önce Semih'in direkten dönen pozisyonu skoru iki farklı üstünlüğe taşımamızı engellesede ardından gelen penaltı skoru 3-1'e getirdi.Bu golde Guiza'nın güzel pasını göz ardı etmemek lazım,çok güzel yere kaçırıdığı Semih kendini ustaca kaleciye hafifte olsa takarak penaltıyı söke söke alıyor.Kazım burunla çektiği direkten dönen topun gol olmaması şansızlık.

Maç dışında,daha doğrusu içinde yaşanan olaylara denilebilecek o kadar çok şey olmasına rağmen,Fenerbahçe nefretiyle sahaya sürekli yabancı madde atan,kaleye kendini gol atan Diyarbakır seyircisi için beyinlerini aldırmışlar heralde diyorum.Allah bildiği gibi yapsın...





Ligdeki konumu ne olursa olsun her zaman zor olan Diyarbakır deplasmanından,halı sahada bile efor sarfetmemin zor olduğu bu sıcak günlerde alınan 3 puan, eksik futbolculara rağmen iyidir,Gökhan Gönül ne de şahanedir.

Hiç yorum yok: