voleybol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
voleybol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Aralık 2010 Salı

DÜNYA ŞAMPİYONU FENERBAHÇE ACIBADEM


Gurur manyağı yaptılar bizi sağ olsunlar.Namağlup Türkiye Şampiyonluğu,Kupa Şampiyonluğu,Şampiyonlar Ligi Finali derken şimdide Dünya Şampiyonu oldular,hemde set vermeden.Bu başarıda emeği geçen herkese teşekkürler,şimdi hedef geçen sene tek kaybettiğimizi yani Şampiyonlar Ligi'ni almak,inancı tam olmayan bizden değildir.Slında dillere fazlasıyla kazındı ama bir kez daha söyleyelim Armanın Gururu Sarı Melekler

FENERBAHÇE ACIBADEM: Skowrońska, Luibov, Fofao,Fürst,Osmokrovic, Eda

SOLLYS OSASCA: Carolina, silva Adenizia, Menezes Thaisa, Carvalho Jaqueline, Gonzaga Welissa, Pererira Natalia

SETLER:25-23, 25-22, 25-17

6 Haziran 2010 Pazar

ALEXLERİN MAHALLE


Güzel insan Jan de Brant ile yollar ayrıldı malumunuz.Ülkenin gündemine voleybolu sokacak kadar büyük başarılara imza atan mütevazi hoca ile yolların ayrılış şekili değil de bizzat artık çalışmamak istenmesi beni ve bir çok Fenerbahçe'liyi üzdü.Yerine getirilen hoca ama başarılı ama değil ne olursa olsun Zico döneminde yaşananları anımsatıyor,insanı üzüyor,umalım ki kızların kaderi Zico dönemine benzemez.Neyse asıl konuya gelirsek Jan de Brant'ın yerine getirilen antrenör olan Jose Roberto Lages Guimaraes'in kısaca Ze Roberto'nun söyledikleri dikkatimi çekti.Başarılı hoca basın toplantısında aynen şu cümleleri kullandı "Buraya gelmemde en büyük pay sahibi olan kişi Alex De Souza'dır. Hem insan hem de futbolcu olarak çok sevdiğim bir kişi. Onun verdiği bilgiler burada olmamda çok etkili oldu".Türkiye'ye gelme durumu olan hemen her Brezilya'lının danışmanlık hizmeti alıp aradığı kişi Alex oluyor ki telefon başına 100 Real alsa şimdiye değin Sao Paolo'da 3 katlı Villa'yı dikmişti herhalde.Artık her Brezilya'lının Alex'e telefon etmesi olağan bir durum ama çevresi geniş oyuncuyu arayanların %90'ı Alex'le aynı mahalleden çocukluk arkadaşıydık diyor ya işte o çok enteresan bir durum.Ya Alex'lerin mahalleden çıkan her çocuk topçu olmuş ya da Alex'lerin mahallesi dünyanın en büyük mahallesi,metre kare başına 13 tane "Kendi kapınızın önünde oynayın" diyen teyze düşüyor.En olmadı ülkemiz üzerinde pis oyunlar oynanıyor beyler,yorum sizin cCc Yorum Sizin Reis cCc!

8 Mayıs 2010 Cumartesi

EDA DE SOUZA



Voleybol takımımızın hırslı-civelek oyuncusu Eda'nın Deivid'e özendiği an.Eda hastası Gökhan'dan geldi!

ŞAMPİYON FENERBAHÇE



İlk maç Şampiyonluğun habercisi,ikinci maç neredeyse tescil eden,üçüncü maç ise kreması oldu bu serinin.Hınca hınç dolan salonda Sarı Melekler'in Şampiyonluğu ilan edeceği maçta merdiven boşlukları bile doluydu ki,maçı koltuktan izleyebilmek şanstı bizim adımıza.Taraftarın büyük desteğiyle geriden gelip kazanılan ilk set,baş başa giderken takımın müthiş direnciyle uzatmada kazanılan ikinci set ve rahat alınarak Nati'nin sayısıyla Fenerbahçe'nin Şampiyonluğunu ilan eden 3.set sonucu 3-0 ile kazanılan final serisi tek kelimeyle muhteşemdi...



Namağlup Şampiyonluk,Kupa şampiyonluğu ve Şampiyonlar Ligi finali gururunu bizlere yaşatan Sarı Melekler'e,teknik ve idari kadroya ne kadar teşekkür etsek azdır.Sevindirdiler bizi,hem de büyük sevindirdiler,Voleybol'u kısa bir süre olsada gündemi allak bullak olan ülkenin gündeminde tutmayı başardılar,Armanın Gururu oldular.



Naz Aydemir ilk maçın 2.setinden sonra oyuna girerek Dirickx'den aldığı formayı iyi değerlendirerek almayı fazlasıyla hakettiği En İyi Pasör,Kaptan Çiğdem Can Rasna En İyi Blokör ödülleriyle Şampiyonluğu taçlandırdılar.Gamova'nın aldığı en iyi smaçör, en skorer oyuncu, en değerli oyuncu ödülleri için sadece Ekaterina Gamova diyorum ki başka bir şey dememe gerek yok heralde.Sadece Nihan'ın aldığı En İyi Libero ödülüne anlam veremedim,Nihan gibi manşet özürlüsü bir Liberonun bu ödülü alması büyük kolpa.Selçuk Şahin bile daha iyi liberodur Nihan'dan!



Spor Kulüplüğü güzel şey demiştim daha önceki bir yazımda ki,maçın hemen ardından büyük bir grup Fenerbahçe Spor Kulübü'nün Basketbol takımını desteklemek için Voleyboldan Basketbol branşına atlayarak Kızların Şampiyonluk derbisi için Caferağa'ya gittiler,biz salonda kalıp Sarı Melekler'in boş salona kupa kaldırmasına gönlü el vermeyenlerden olup sonuna dek alkışlarımızla onlara eşlik ettik.



Maç içinde ilk kanı Eda'nın burnunu kanatan Vakıfbank'lı oyuncular akıttı,ikinci kanıda,Gamova'nın tribüne attığı resimde görmüş olduğunuz yastığı kapmak adına yükseldiğim ribaunt mücadelesi sıranda sevgili arkadaşım Gökhan'ın yüzünü ayı vücüdumla yanlışlıkla dağıtan ben akıttım ama yastığı kaptım,Gökhan'a armağan ettim.Hem benden ayılarda varmış olum,40 yaşındaki herif 3 sıra aşşağı atlamış!

Evet Sarı Melekler'in çifte kupayla taçlandırıdığı bu sene Voleybol branşını bitirdik,seneye Avrupa Şampiyonluğunuda kazanmak dileğiyle hoşçakalın.

1 Mayıs 2010 Cumartesi

FENERBAHÇE:3-V.B.G.Ş.T.T:2



İşçinin ve Emekçinin Bayramının kutlandığı bu güzel,güneşli 1 Mayıs gününde,Sarı Melekler'in rakibi bu sezon kızları yenme başarısını Volley Bergomo takımıyla gösterebilen 2 takımdan biri olan Vakıkbank Güneş Sigorta Türk Telekom(can gitti,ömür gitti) takımıydı.Bizim gibi final serisine kadar rahatça gelen rakibimizle bu sene oynadığım son iki maç oldukça çekişmeli geçmesine rağmen maçlar sonunda gülerek ayrılan taraf biz olmamıza rağmen rakibimizin bizi ne kadar zorladığı ortadaydı.

İlk sete hızlı başlayan taraf rakibimiz oldu,Nihan'ın manşet hataları,Nati'den görmeye alışık olmadığım basit kayıplar,Dirickx'in artık klasikleşen pas hataları kızların üzerindeki ölü toprağı ile birleşince kızlar bu sen hiç alışık olmadığımız bir farkla ilk seti 13-25 kaybettik.İkinci settede zincirleme hatalarımız devam etmesine rağmen baş başa giden maç ikinci teknik molaya önde giren rakibimizin birden farkı açmasıyla seti 20-25 kaybederek maçta 2-0 yenik duruma düştük.



3. setede iyi başlayan taraf gene rakibimiz Vakıfbank oldu,ilk teknik molaya rakibimizin 8-4 önde girdiği maça Fenerbahçe 2 kritik değişiklik yaparak Alice Bloom ve maçın en kötü oyuncusu Dirickx yerine pasörümüz Naz Aydemir girdi.3.setin ikinci teknik molasına 14-16 geride girmesine rağmen oyununda bariz bir değişiklik olan takım,Naz'ın güzel pasları Gamova ile buluşturması ve Alice'in etkili servisleti ile seti son düzlükte 25-21 alarak setlerde durumu 1-2'ye getirdi.4. sete iyi başlayan takım ilk kez iki teknik molayada önde giren taraf oldu ve İpek'in file önünde ve servislerde etkili olması ve Gamova'nın doğru zamanda doğru paslarla buluşması,Neslihan'ın maç boyu kötü kullandığı servis hataları ile birleşince 4. seti 25-22 kazanarak durumu 2-2 yaptık.

Tie-break'e uzayan sette ilk sayıyı alan taraf rakip Vakıfbank oldu,Alice'in fileye taktığı topla 1-0 öne geçen rakip final setinde durum 1-1 olduktan sonra 2-0'lık bir seri yakalayarak durumu 3-1'e getirsede kızların özellikle file önündeki etkili savunmasıyla rakip antrenör Giovanni'yi ard arda molalar almaya zorlayan takım saha değişikliğine yanılmıyorsam 8-4 gibi bir üstünlükle gitti.Bir ara Neslihan'ın üst üste servislerden aldığı sayılarla Vakıfbank farkı 8-6'ya getirsede kızlar etkili oyunlarını devam ettirerek tie-break setini 15-10 alarak maçıda 3-2 kazandı ve çok zor geçen maçtan alınlarının akıyla çıkarak Şampiyonluk serisinde erkeklere benzeyen bir senaryo ile 1-0 öne geçti.

1 Mayıs iyi başladı,iyi gidiyor,iyi bitmesi dileğiyle.

17 Nisan 2010 Cumartesi

ŞAMPİYON FENERBAHÇE


ZİRAAT BANKASI:1-FENERBAHÇE:3

Bu takım şampiyon olacaktı ve Şampiyon oldu.Diğerleri inanmasada olur bizler inandık ya gerisi teferruat.Bu gururu bizlere yaşatan herkese teşekkür ediyoruz,Beşiktaş maçında Sarı Melekler ile alkışlanmayı hak etti Filenin Efendileri.Futbol Kulübü değil Spor Kulübüyüz ve bunun hakkını defalarca olduğu gibi gene verdik.Tekrar söylüyorum Spor Kulübü olmak çok güzel,Şampiyon olmak daha da güzel!

16 Nisan 2010 Cuma

ZİRAAT BANKASI:2-FENERBAHÇE:3


Melekler'in başarılarından sonra her ne kadar yazdığımız yazılar ve gösterdiğimiz sevgi ile iade-i itibar yapsakta Erkek Voleybol takımımızı da es geçmemek lazım.Son şampiyon ünvanlı takımımız 2-0 geriye düşüp 3-2 kazandığı ilk maçın ardında bu seferde Şampiyonluk yolunda ki rakibimizi deplasmanda tie break'e kalan seti 3-2 kazanarak seride durumu 2-0'a getirdi ve şampiyonluk için büyük avantaj sağladı.Tonla servis hatası yaptık,Gardner kritik anlarda dışarı vurdu,Celitans'ı bir türlü durduramadık felan,filhan mansız ama maçı kazanmayı bildik.Filenin Efendileri'ne sevgilerimi yollarken 3. maçın Cumartesi gene Ankara'da oynanacağını ve bu maçı almamız halinde Şampiyon olacağımızı belirteyim...Bu arada Spor Kulübü olmak şahane bir şey değil mi!

15 Nisan 2010 Perşembe

KUPA MELEKLERİ



Uğursuzluk olgusu kimilerine göre batıl inançtan öteye geçmesede ben de ve yaşadığım arkadaş çevremde yoğun olarak üstümüzde bulunduğuna inandığımız,daha doğrusu yaşadıklarımızla "kanıtladığımız" kötü bir lanet gibi sürekli etrafımızda dolaşır.Erkek argosunda "cenabetlik" diye tanımladığımız bu durumu Sarı Melekler'in Eczacıbaşı Yarı Final 2. maçına gittiğimiz arkadaşım Gökhan'ın hatırlatmasına "Melekler o kadar iyi oynuyor ki bizim lanetimiz bile etkilemez" diye cevap vermiştim ki Melekler zaten o maçı eze eze 3-0 rahatça kazanmıştı.Fakat o lanetin Vakıfbank ile oynadığımız ilk maçta setler de 2-0 önde iken ucu ucuna kaybettiğimiz 3. set ile başlayıp,Fenerbahçe Acıbadem'in bu sezon Türkiye'de kaybettiği ilk maça etki edeceğini bilemezdim tabi ama o maçın kaybında olduğunu düşündüğümüz uğursuzluğun ne denli etkisi oldu bilmiyorum ama maç 2-0 iken sanki bitmiş gibi salonu terk edenlerin ve onlardan da üzücüsü maç 2-2'ye geldiğinde ve Meleklerin en çok desteğe ihtiyacı olduğu anlarda tribünleri boşaltanların büyük etkisi olduğunu biliyorum.O gün üzücü bir yenilgi olmuştu bizim adımıza,bir de Vakıfbank'ın İtalyan hocası maç boyu yaptığı tahrikleri maç sonunda had safhaya çıkarınca bizim üzüntümüzde had safhaya çıkmıştı ama ikinci maç Meleklerin kupayı getireceğine inancımız tamdı...

Aslında dün ki maça da gitmekti amacımız ama gerek arkadaşım rahatsızlığı gerekse benim çıkmam gereken yerden beklediğim zamanda çıkamayışım birleşince maça nasip olmadı.Bu yüzden bu maçı kazanıp Giovanni'nin suratını 5 karış yapmamıza her ne kadar sevinsem de,böyle heyecanlı bir maçı salonda izlemey keyfini kaçırmamıza bir o kadar üzüldüm.Ama her şeye rağmen kupa güzeldir,hele ilk kez kazanıyorsan daha bir güzeldir,şimdi sıra şampiyonlukta...

4 Nisan 2010 Pazar

TEŞEKKÜRLER SARI MELEKLER


Hep Avrupalı örneklerine bakıp özendiğimiz planlı yapılanmanın,üzerine koyma ve gelişimin Türkiye'de ki örnediğidir Fenerbahçe Bayan Voleybol takımı.Aziz Yıldırım döneminin tartışmasız en büyük artılarından biri olan ve "Spor Kulubü" ifadesinin hakkını veren yatırımları sonunda Amatör branşlar diye tabir edilen çeşitli spor dallarında Fenerbahçe Armasının hakkını vererek göğsümüzü kabartan oluşumların en büyük karşılığı olan bu takım çok değil sadece 5 sene önce 2. Ligde idi.Bahsettiğim planlı yapılanma ve üstüne koyma ile 1.lige çıktığı günden beri Şampiyonluk mücadelesi veren takım nihayet geçen sene Şampiyon olarak 33 senelik müessese hakimliğine son vererek kulübümüze bu branşta ilk Şampiyonluğunu yaşatmıştır.Halen süren planlanma ve yapılanmada kendisine Avrupa Şampiyonlu'ğunu hedef koyan bu takım bu başarıyı bu kupaya katıldığı ilk sene de hem de neredeyse namağlup olarak gerçekleştiriyordu ki sezon başından beri aldığımız ilk yenilgi bizi Avrupa ikincisi yaptı.Bu bağlamda Acıbadem'inde katkısıyla Fenerbahçe'nin içinde buluduğu yapılanmanı hala devam ettiğini ve bugün kaybedilen finalin STV söylemiyle "kapanan değil açılan bir kapı" olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim,belki seneye finalde tekrar aynı rakibe kaybedeceğiz ama yaşanan bu kayıpların toplamında bu takım o kupaya uzanacak bir güce erişecek...





Evet maç ne umduğumuz gibi başladı ne de umduğumuz gibi bitti ama rakibimizin de bu kupanın son şampiyonu ve bu akşamkiyle beraber 7 kez ile bu kupayı en fazla kazanan 3. ekip olduğunuda hatırlatayım,gerçi maçı izleyen herkes rakibin çevirdiği tonla topla onların insan olmadığını ve bu kupayı hakettiğine kanaat getirmiştir ama bizde bu seviyeye boşuna gelmediğimizi 2-0'dan durumu 2-2'e getirerek kanıtladık,son setin kaybı varolan tecrübe eksikliğimizden kaynaklıdır ama her şeye rağmen kupayı alamasakta gerçek anlamda Destan yazan bu kızlarla büyük durur duyuyorum.Bize yaşattığı büyük sevinçten ziyade 1. ve 2. sporunun Futbol olduğu ülkede 4. spor konumunda ki Voleybol'u gündem maddesi yapmaları bile ne kadar büyük iş başardıklarına dalalettir.Kupayı alamasalarda Havaalanında tezahüratlarla karşılanmayı sonuna kadar hak ediyorlar,en azından iki topçu transferinde havaalanını stada çeviren bizler bunu onlara borçluyuz.



Bu başarıyı bize yaşatan Sarı Melekler'e,bu takımı kuran yöneticilere,başta Koçumuz Jan De Brant olmak üzere tüm teknik ekibe tekrar binlerce kez teşekkürler.Seneye umarım Bergamo ile tekrar karşılaşıp o kupayı Türkiye'ye getireceğinize şüphem yok.Şüphesi olan bizden değildir!

EDIT:Tüm Fenerbahçe'li blogların tek yürek olması ve neredeyse hepsinin aynı başlığı atması pek güzel oldu,çok da güzel oldu :)

3 Nisan 2010 Cumartesi

FENERBAHÇE:3-CANNES:2


Ellerim titriyor,vücut kimyam kesinlikle bozuldu,yüzümde istemsiz tikler oluştu,kalbim son sette bir kaç kez durmuş olabilir ama tüm bu olanlara deydiğini söyleyebilirim.Biz daha iyi bir takımdık,ilk sette rakibin 6-0'lık serisine rağmende daha iyi bir takımdık,4. sette ki iyi oyunadığımız seti vermemize rağmende biz daha iyi bir takımdık,rakibimiz ev sahibi olmanın avatajını çok iyi kulladı ve nerseyse bize bu sene ki ilk yenilgimizi çok acı bir şekilde tattırıyorlardı ki,Sarı Melekler verdikleri sözü hatırladı ve Mavi Melekleri çatır çatır yendi.Bu sevinci yaratan tüm Meleklere teşekkürler,Fenerbahçe'nin adını finale yazarak Avrupa'nın en büyüğü olma şansını bu kupaya katıldığımız ilk senede yaşatmak üzereler,şimdiden hepsine binlerce teşekkürler,sanırım benim ve kalbi Fenerbahçe ile atan milyonlarca Fenerbahçe'linin kendine gelmek için bir kaç saate ihtiyacı var,şimdi arkaya uzanıp rakibimizi bekleme zamanı!

11 Mart 2010 Perşembe

FENERBAHÇE:3-ZARECHIE ODINTSOVO:0



Aziz Yıldırım'ı ne kadar eleştirsekte Fenerbahçe'nin Spor Kulüplüğünü tescilleyen başarılı hamlelerini görmezden gelemeyiz.Rakiplerimize bile emsal olan hamlelerin yarattığı bu senenin en başarılı takımı Fenerbahçe Acıbadem emeklerin,emeklerinin,emeklerimizin karşılığını deplasmanda 3-0 yendiği Rusya'nın Zarechie Odintsovo takımını İstanbul'da da aynı skorla 3-0 yenerek İndesit Şampiyonlar Ligi'nde Final Four'a kalarak fazlasıyla veriyorlar.Büyük bir talihsizlik olmadığı takdirde de kupayı alarak Türk Voleybol tarihinin en büyük başarısına imza atacaklar.Fenerbahçe Futbol takımının her yaşattığı sinir ve stres dolu maçtan sonra yatıştırıcı etkisi yapan Melekler verdikleri sözü geçen seneki Barcelona'yı bile kıskandıracak bir dominasyonda,her maçı 3-0 alarak no-mağlup bir şekilde ligde ve Şampiyonlar Ligi'nde sadece toplam 3 set vererek gerçekleştirmek üzere,bu başarıda emeği geçen,bize bu başarıyı yaşama gururunu veren herkese teşekkürler,artık kupa Gamova'nın bir smacına,Naz'ın bir pasına,seyircinin bir tezahüratına bakar...

Maç sırasında kardeşimle aramda geçen bir diyalog ile yazıyı bitiriyorum:

ÇAĞLA: Abi bu Gamova kaç boyunda?
BEN: 2.2 .
ÇAĞLA:Off çok uzunmuş,sen onunla çıkarmydın?
BEN:Gamova kadar iyi oynasın Guiza'yla bile çıkarım lan!

14 Ocak 2010 Perşembe

YENİLMİYORLAR


Bu sezon Voleybol'un tartışmasız en iyi takımı Fenerbahçe.Ligde maç kaybetmek bir yana sadece verilen 1 set ile namağlup liderlik gibi inanılmaz bir performansa imza atmış durumdalar,Şampiyonlar Ligi'nde de keza aynı durum söz konusu,4 maçın 4'ünüde 3-0'lık skorlarla alan yenilmez bir takım.Takım bu kadar iyiyken izlememek ayıp olurdu fakat ne yazık ki bir türlü denk gelemiyordum ta ki bugüne kadar.Maçı açtığımda skor 2-0 rakip Dinamo Moskova'nın lehineydi.3.sete hızlı başlasakta rakibi bir türlü yakalıyamıyorduk,tam rakibin 12-15 öne geçtiği anda içimden "Ulan ayda yılda bir maç izleyelim dedik onda da yeniliyoruz" diye geçiririken takım müthiş bir direnç göstererek 20-20'de rakibini yakalayıp setide 25-23 kazandı...

3.setin moraliyle 4.sete fırtına gibi giren Bayanlar Gamova'nın önderliğinde bir ara farkı 10 sayıya kadar çıkardığı seti 25-18 alarak setlerde durumu 2-2'ye getirip,maçı uzatma setine taşıdı.Uzatma setine daha iyi başlayan taraf rakip Dinamo Moskava oldu,Goncharova'nın etkili oyunuyla farkı sürekli 4'de tuttular,setin sonlarına önde girip maçı almak üzereydilerki,takımın seyirci desteğini arkasına alarak arka arkaya aldığı sayılar,12-12'de beraberliği yakalamamızı sağladı,Gamova'nın baskın oyunu devam edincede 15-13'lük skorla maçı kazanarak namağlup liderliğimizi sürdürdük,grup lideri olarak çıkmayı garantiledik...

İlk maçtada deplasmanda 3-0 yendiğimiz geçen senenin finalisti ve bu kupanın 9 kez ile en fazla kazananını iki maçtada yenmemiz,takımın gücünü ortaya koyuyor.Açıkçası bu kızlar,bu seneki oyunlarını bir kupayla süsleyemezlerse yazık olur,zor ama bu takım bunu başarabilecek güçte!

29 Nisan 2009 Çarşamba

ECZACIBAŞI : 1 - FENERBAHÇE : 3



Daha dün demiştim bu sene futbol takımımızın pek hayrını göremediğimiz için,beklediğimiz şampiyonlukları amatör branşlarda arıyoruz diye,bugün de Bayan Voleybol takımımız beklentimize cevap vererek aradığımız o şampiyonluklardan birini Fenerbahçe forması altında kazanarak bizi sevince boğdu.Bu şampiyonlukta emeği geçen herkese teşekkürler,hemde büyük teşekkürler...

Eczacıbaşı Zentiva: Gökçen , Nancy , Mirka , Vesna , Naz , Esra (Gülden , Merve , Tracy , Seda )

Fenerbahçe Acıbadem: Oksana , Marina , Çiğdem , Anja , Eda , Seda (Korotenko , Merve , Necla )

Setler: 17-25, 25-23, 14-25, 19-25

Süre: 104 dakika (25, 28, 24, 27)